6 Aralık 2007 Perşembe

TAYYİP ERDOĞAN'IN ÇOCUKLUK YILLARI

Reis Kaptan'ın oğlu Tayyip..."Rizeli Tayyip Efendi'nin oğlu Ahmet, Rize'den İstanbul'a gelip yerleştiğinde sadece 13 yaşındaydı. Bir akrabasının yanına yerleşen Ahmet, çok kısa bir süre sonra Şirket-i Hayriye'de çalışmaya başladı. Denize olan tutkusunu karasevdaya dönüştüren Ahmet, artık denizcilerin "Reis Kaptan"ıydı. Gece aleminin vazgeçilmez simalarından da olan Ahmet Bey, iki kez evlendi. Eşi Tenzile Hanım'dan olan üçüncü çocuğuna babasının adını verdi. Bu çocuk 26 Şubat 1954'te hayata gözlerini açan Tayyip'ti. Dinine bağlı bir aile olarak tanınan Erdoğanlar, Ahmet Bey'e "Recep ayı"nda olunduğu için yeni bir öneri getirdi. Öneriye göre, çocuğun adı "Recep Tayyip" olacaktı. Ahmet Bey bu isteği kabul etti. Bebeğin adı nüfus cüzdanına Recep Tayyip Erdoğan olarak yazıldı. Reis Kaptan, Recep Tayyip'i çok sevdi. Hem babasının ismini taşıdığından, hem de son çocuğu olduğundan ona ayrı bir değer verdi. Öyle ki, eve sinirli geldiği zamanlarda, herkes bir kenara çekilir, sözüne itiraz etmezdi. Böyle durumlarda tüm aile Kaptan'dan çekinirdi. Ancak küçük Tayyip babasının kucağına çıktığında, o sinirli adam gider, yerine şefkat dolu bir baba gelirdi. Recep Tayyip babasını sinirlendirdiği dönemlerde ise ilginç bir yönteme başvururdu. Ferhan Çalmuk ve Ruşen Çakır'ın "Kasımpaşalı" adını verdikleri kitapta yer alan iddiaya göre, Tayyip kendisine kızan babasının ayakkabısını öperdi. Baba Ahmet bu davranış üzerine yumuşardı. Yine aynı kitapta yer alan bir iddiaya göre, bir gün komşuları Müşerref Abla'nın sözlerine kanan Tayyip mahallede sunturlu küfürler savurmaya başlamıştı. Bunu duyan babası akşam eve geldiğinde ilk iş olarak Tayyip'e ceza verdi. Babası Tayyip'i tavana astı. Burada 20 dakika kalan küçük Tayyip'i dayısı kurtardı. Kasımpaşalı dindar çocuk Recep Tayyip'in yaşamının ilk yılları, İstanbul'un en eski semtlerinden biri olan Kasımpaşa'da işte böyle geçti. Kavgaları, gece alemi ve bıçkın delikanlılarıyla ünlü olan Kasımpaşa, Tayyip'in şekillenmesinde de önemli rol oynadı. Piyale Paşa İlkokulu'na başlayan küçük Tayyip bir yandan da kağıtlı şeker satıyordu. Okulunda pek parlak bir öğrenci olmayan Recep Tayyip "müsamere"lerde ön plana çıkıyordu. Yazı, Beden Eğitimi, Hal ve Gidiş derslerinden pekiyi alan küçük Tayyip ilkokul 5. sınıftayken ortaya koyduğu tavırla, kişiliğinin ilk ipuçlarını da verdi. O gün Din Dersi'ne giren Okul Müdürü İhsan Aksoy, "Kim namaz kılabilir?" diye sordu. Sınıfta tüm gözler birden Tayyip'e döndü. Çünkü sadece o elini kaldırdı. Aksoy öğrencisini tahtaya davet etti. Ardından da yere gazete sererek, namaza başlamasını istedi. Ancak öğrencisi bunu reddetti. "Bu gazetenin üstünde boy boy resim var. Bunda namaz olmaz" dedi. Öğretmen Aksoy bunun üzerine, masa örtüsünü yere sermek zorunda kaldı. Tayyip'in bu tavrı karşısında şaşıran Aksoy, onunla daha çok ilgilenmeye başladı. Okul bittiğinde, Aksoy'la ilişkileri iyi olan Tayyip hocasının önerisiyle artık İmam Hatipliydi. İmam Hatip'te de sosyal faaliyetlere katılan Tayyip kısa sürede birçok öğrenci arasından sivrildi. Yeşilay ve Türk Milli Talebe Birliği'nin düzenlediği şiir yarışmalarına katıldı. Okulda aldığı eğitimle Kuran okuma yeteneğini geliştiren Tayyip'e arkadaşları "Kuran Bülbülü" adını verdi. Arkadaşları toplantılarda ona bol bol Kuran okuttu.

Hiç yorum yok: